Dokuz Eylül Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Cilt 2, Sayı:2, 2000
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜNÜN ÖRGÜTLENME İLKELERİ
VE ÖRGÜT YÖNETİMİ AÇISINDAN İNCELENMESİ

Ö. Rengin GÜN

ÖZET

Dünyanın önde gelen ve saygın uluslararası örgütlerinden olan Birleşmiş Milletler, kuruluşundan bu yana gelişen bir başarı göstermektedir. Bu başarı büyük ölçüde örgütün yüklendiği misyondan kaynaklansa da, örgütlenme ilkeleri ve örgüt yönetiminin anılan başarıya katkıları büyüktür.

Çalışma, örgütlenme ilkeleri ve örgüt yönetimi açısından Birleşmiş Milletler örgütünün değerlendirilmesi amacını taşımaktadır. Bu anlamda “yönetim bilimi ilkeleri” ve “örgüt yönetimi prensipleri” ışığında gerçekleştirilen bir makro değerlendirme gerçekleştirilmiştir. BM, gerek örgüt yapısı, gerekse iç ve dış çevre faktörleriyle birlikte incelenmiş; BM’ye bağlı ikincil kuruluşlar, bu çalışmanın konusu olarak alınmamıştır.

Birleşmiş Milletler’in başlıca 6 organı olan Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve Sekreterya örgütlenme ilkeleri ve örgüt yönetimi çerçevesinde irdelenmiştir. Örgütlenme ilkeleri açısından değerlendirilecek başlıklar planlama, örgütleme, yönetme, eşgüdüm ve değerlendirme; örgüt yönetimi açısından değerlendirilecek başlıklar ise hukuksal yapısı, örgüt yapısı ve tasarımı, örgüt çevresi, örgüt-çevre ilişkileri, örgütsel amaçlar, örgütsel etkinlik, yetki devri, örgüt biçimi, teknoloji-örgüt yapısı ilişkisi, iletişim düzeni, motivasyon, önderlik stili, insana bakış açısı ve bürokrasi olarak belirlenmiş ve çalışma bu doğrultuda gerçekleştirilen analizin kuramsal değerlendirmesi şeklinde yürütülmüştür.

Birleşmiş Milletler (BM) örgütü, örgüt yapısı, örgütlenme süreci, görev alanı, üyeleri, çalışma prensipleri ve dünyada gördüğü kabul ile sahip olduğu prestij bakımından dünyanın önde gelen ve saygın örgütüdür.

Bu çalışmada BM, gerek örgüt yapısı, gerekse iç ve dış çevre faktörleriyle birlikte incelenmiştir. BM’ye bağlı IMF, UNCTAD gibi ikincil kuruluşlar, ayrı çalışmaların konusu olarak değerlendirilebileceğinden, bu çalışmanın konusu olarak alınmamıştır.

Çalışma, örgütlenme ilkeleri ve örgüt yönetimi açısından Birleşmiş Milletler örgütünün değerlendirilmesi amacını taşımaktadır. Çalışma, Gulick ilkelerinin Henry Fayol tarafından düzenlenmiş bulunan “yönetim bilimi ilkeleri” ve “örgüt yönetimi prensipleri” ışığında gerçekleştirilmiştir.

I. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün kurulması çalışmaları II. Dünya Savaşı sırasında, dönemin ABD Başkanı Roosevelt ile İngiltere Başbakanı Churchil’in 14 Ağustos 1941 tarihli Atlantik Bildirisi ile başlamıştır. 1 Ocak 1942’de Sovyet, Amerikan ve İngiliz liderleri, Washington’da “Birleşmiş Milletler Bildirisi”ni imzalamışlardır. 1 Kasım 1943’de Moskova Bildirisi’nin ABD, SSCB, Çin, İngiltere tarafından imzalanmasını müteakip 3-11 Şubat 1943 Yalta Konferansı ile kuruluş süreci tamamlanmıştır. Birleşmiş Milletler’in nihai kuruluş imzası 25 Nisan 1945’te San Francisco’da, Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmiş ülkelerin katılımı ile atılmıştır. Birleşmiş Milletler Anlaşması, 24 Ekim 1945’de yürürlüğe girmiştir.

Birleşmiş Milletler örgütünün amaçları özet olarak;

şeklindedir.

Birleşmiş Milletler örgütünün sayılan amaçlara ulaşmak için uyacağı ilkeler ise;

şeklinde özetlenmiştir.

Birleşmiş Milletler içinde, kuruluş sürecinde yer alan ABD, SSCB, Çin ve İngiltere dışında Fransa’nın da sahip olduğu veto hakkı bulunmaktadır. Bu beş ülkenin oluşturduğu ve diğer üyelerden ayrıcalıklı bir şekilde sahip olduğu yetkilerinin bulunduğu bu bütünlük “Güvenlik Konseyi” olarak adlandırılmaktadır.

Birleşmiş Milletler’in iki çeşit üyesi bulunmaktadır. Asil üyeler olarak adlandırılan ilk grupta, BM anlaşmasını imzalayan 50 üye ülke bulunmaktadır. Türkiye de asil üyeler arasında yer almaktadır. Yeni üyeler olarak adlandırılan ikinci grup ise sonradan BM’ye katılan ülkelerden oluşmaktadır. Birleşmiş Milletler’in bugün 188 üye ülkesi bulunmaktadır.

Güvenlik Konseyi, (BMGK) BM’ye katılmak isteyen yeni ülkeleri tavsiye eder ve üyelik Genel kurul kararı ile gerçekleşir. BMGK’nin aday ülkelerde aradığı bazı üyelik şartları bulunmaktadır. Bunlar;

şeklinde belirlenmiştir.

Üye devletler, BM anlaşmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmedikleri veya BM prensiplerine aykırı davrandıkları durumlarda üyelikleri ile ilgili tedbir veya engelleme kararı ile yaptırım getirilebilir. Üyeliğin sona erdirilmesi ve üyeliğin askıya alınması Güvenlik Konseyi tavsiyesi ile başlayan bir prosedürün takip edilmesi sonucunda gerçekleşir. Bu durumlarda Genel Kurul’un nitelikli çoğunluk (2/3) ile karar alması gerekmektedir.

BM anlaşmasında “üyelikten çekilme” şeklinde bir konu bulunmamaktadır; çünkü üyelikten çekilmek örgüt amaçlarının tanınmaması anlamında dünya barışını ve düzenini tehdit edici bir unsur oluşturabilir. Bu husus bu bakımdan öngörülmemiştir, aslolan tüm dünya devletlerinin dünya barışına katkısının hedeflenmiş olmasıdır.

Birleşmiş Milletler’in başlıca 6 organı bulunmaktadır. Bunlar, Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve Sekreterya olarak belirlenmiştir.

Birleşmiş Milletler’in bu 6 ana organı çalışmamızın konusunu oluşturduğundan, BM örgütü bu 6 ana organın örgütlenme ilkeleri ve örgüt yönetimi çerçevesinde incelenecektir. Örgütlenme ilkeleri açısından değerlendirilecek başlıklar planlama, örgütleme, yönetme, eşgüdüm ve değerlendirme olarak belirlenmiştir. Örgüt yönetimi açısından değerlendirilecek başlıklar ise hukuksal yapısı, örgüt yapısı ve tasarımı, örgüt çevresi, örgüt-çevre ilişkileri, örgütsel amaçlar, örgütsel etkinlik, yetki devri, örgüt biçimi, teknoloji-örgüt yapısı ilişkisi, iletişim düzeni, motivasyon, önderlik stili, insana bakış açısı ve bürokrasi olarak belirlenmiştir.

1. Genel Kurul

Genel Kurul (GK)Birleşmiş Milletler’in (BM) asıl müzakere organıdır. BM’ye üye ülkelerin temsilcilerinden oluşmuştur. Her üyenin 1 oy hakkı bulunmaktadır. Barış ve güvenlik, yeni üye katılımı ve bütçe konularındaki müzakereler 2/3’lük nitelikli çoğunluk oyu ile karara bağlanır. Diğer konulardaki kararlar, 1/2’lik basit çoğunluk sistemi ile alınmaktadır. Bu kararların hükümetler üzerinde bağlayıcı bir etkisi yoktur; ancak dünya kamuoyunun gözündeki ülke değeri ve dünya düzeninin ahlaki etkileri, alınan kararları etkin kılmaktadır.

BM yıllık programı, bu kararlara göre şekillendirilmektedir. Yıllık Program, komiteler, uluslararası konferanslar, GK tarafından oluşturulan uzmanlar grubu ve BM Genel Sekreteri tarafından yürütülür.

BM Anlaşmasının birinci bölümünde amaçlar ve prensipler açıklanmıştır. Bunlar;

olarak belirlenmiştir.

Kasım 1950’de getirilen “Barış İçin Birleşim” planına göre, barışa bir tehdit oluştuğunda BMGK oybirliği sağlayamazsa, Genel Kurul meseleyi acilen görüşüp karara bağlama yetkisine sahiptir. Vereceği karar kuvvet kullanımını da içerebilir zira önemli olan barışın sağlanması ve sürdürülmesidir.

Genel Kurul düzenli birleşimleri, her yıl Eylül ayının üçüncü Salı günü başlar ve Aralık ayının son haftasına dek sürer. Ancak son yıllarda bu tüm yıl sürmektedir. Her dönem başında yeni başkan, başkan yardımcıları ve Genel Kurul’un 6 ana komitesinin başkanları seçilir. Coğrafi temsil eşitliğinin sağlamak için başkanlık her yıl beş grup arasında dönüşümlü gerçekleştirilir. Bu gruplar, Afrika, Asya, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve Karayipler ve Batı Avrupa ve diğer ülkeler şeklindedir.

Genel Kurul, olağan toplantıları dışında, BMGK’nın çağrısı üzerine basit çoğunluk sistemine göre olağanüstü toplanabilir.

Ana Komiteler;

şeklindedir.

Genel Kurul Başkanı, 21 Başkan Yardımcısı ve 6 Komisyon Başkanı’ndan oluşan bir de Genel Komite vardır. Genel Kurul, daha önce komitelerde araştırılıp incelenmiş ve komitelerin rapor ettiği konuları karara bağlar.

Genel Kurul Sekreteryası tüm Genel Kurul toplantılarının düzenlenmesini organize eder. Ön görüşmelerin, hazırlık toplantılarının ve Genel Komite toplantılarının yapılması Genel Kurul Sekreteryasının görevidir.

2. Güvenlik Konseyi

Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) asıl görevi, BM Anlaşmasına göre uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasıdır. Sürekli olarak iş başındadır ve tüm yıl boyunca görev yapar. Uluslararası barışa bir tehdit oluştuğunda öncelikle tarafların anlaşmazlığı barışçıl yollardan çözmelerini tavsiye eder. Hatta bazı durumlarda BMGK kendisi arabuluculuk faaliyetlerini yürütür, bazen de bir arabulucu tayin eder. Çatışma durumunda ilk önce bunu durdurmayı ve ateşkesi sağlamayı hedefler. BM Barış Gücü’nü bu sorunlu bölgelere sevk edebilir.

BMGK, ekonomik ambargo, ticari ambargo veya kuvvet kullanımına karar verme yetkisine sahiptir. Bu durumlarla karşılan bir üye ülke, BMGK tarafından üyelikten doğan haklarını kullanamayacağı gibi, yükümlülükleri ihlal durumunda üyelikten atılır.

BMGK, 15 üyeye sahiptir, bunların 5’i daimi üyedir. Bu 5 daimi üye; İngiltere, Fransa, ABD, Çin ve Rusya’dır. Diğer ülkeler 2 yıllığına seçilirler. Her üyenin 1 oyu vardır; daimi üyelerin veto hakkı vardır. Kararlar en az 9 üyenin olumlu oyu ile alınır. Kuvvet kullanımı kararlarında 5 daimi üyenin bu 9 üye arasında olumlu karar vermesi gerekir.

Tüm üye ülkeler, BM Anlaşmasına göre, BMGK kararlarına uymayı kabul ederler.

BMGK görev ve yetkileri;

şeklinde özetlenmiştir.

BMGK, gerekli gördüğü durumlarda komiteler kurabilir, barışı koruyucu operasyonlar gerçekleştirebilir. BM Anlaşmasından doğan insan haklarını korumaya yönelik her türlü önlemi alabilir.

3. Ekonomik ve Sosyal Konsey

Ekonomik ve Sosyal Konsey, yüksek yaşam standartları sağlamak, uluslararası ekonomik problemlere çözüm bulmak, gelir eşitsizliğini gidermek ve insan haklarını ırk, dil ve din gözetmeksizin sağlamak amacı ile kurulmuştur.

Görevi bu amacı BM kuralları veilkeleri çerçevesinde gerçekleştirmektir.

Genel Kurul tarafından, üye ülkeler arasından üç yıllığına seçilen 54 üyesi vardır. Basit çoğunluk sistemi esastır, her üyenin 1 oyu vardır.

Her yıl New York ya da Cenevre’de beş veya altı haftalığına toplanır. Sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilere önem verir. Genel Kurula karşı yükümlüdür.

4. Vesayet Konseyi

Uluslararası vesayet sistemini geliştirmek için kurulmuştur. Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi üyeleridir. Dünya devletlerinin tümünün bağımsızlığını sağlamayı amaç edinir. Her üyenin 1 oyu vardır.

5. Uluslararası Adalet Divanı

BM’nin asıl yasal organıdır. Hollanda’da Hague’da faaliyet gösterir. Amacı uluslararası hukuku egemen kılmaktır. Ülkeler arasındaki hukuki anlaşmazlıkları da çözmeyi hedefler. Yetkili organları eliyle yetki de kullanabilir.

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 9 yıllığına BM Genel Kurulu tarafından seçilen 15 yargıçtan oluşur. Ülkelerinin en yüksek yargı organlarının üyesi olma koşulu vardır; uluslararası hukuku bilmeleri beklenir. UAD, uluslararası hukuk içtihatını da oluşturur. Bugüne dek 24 vakayı çözmüştür.

6. Genel Sekreterlik

BM Genel Merkeznde New York’ta çalışır. BM’nin günlük işlerini takip ediip yürütür. Programların çalışmasını sağlar. BM Genel Kurulu tarafından tekrarlanabilir 5 yıllık dönem için seçilir. BM’nin ilgilendiği her konuyu takiple görevlidir.

II. PLANLAMA

Planlama, ussal yönetimin temel ilkesidir. Ne yapılmak istendiği ve ne yapılacağı “planlama” ile düzenlenir. Planlı çalışma, yerinde ve gerekli kararların zamanında alınmasını sağlamaktadır. Yapılacak işin niteliği, nasıl yapılacağı, nerede gerçekleştirileceği, ne gibi şartlar altında yapılacağı, neler gerektireceği gibi çok önemli hususlarda önceden karar alma olanağı sağlar. Yürütmenin önceden kararlaştırılması önemlidir.

Planlama sahip olunan iş gücünün, mali olanakların, personelin, ekipmanın, lojistik yerin en etkili ve en ekonomik şekilde kullanılmasını sağlaması bakımından önemlidir. Özellikle 21.yy. eşiğine geldiğimiz ve dünya nüfusunun hızla arttığı bir dönemde kaynakların ekonomik kullanımı oldukça büyük önem taşımaktadır.

Planlama sayesinde iş akışı her aşamada kontrol altında bulundurulabilir. Bu kontrol, herhangi bir problem ya da ani ve beklenmedik bir gelişme karşısında, işlerin aksamadan yürümesini de sağlayacak olan oto kontrol mekanizmasını da beraberinde getirir. Ancak planların katı ve kati kurallar yerine değişebilir ve esnek olmalarında fayda vardır; zira gelecekle ilgili tahminler, yani planlar, olağan olmayan durumlar nedeni ile değiştirilmek ihtiyacı gösterebilir.

III. ÖRGÜTLEME

Planlama kadar önemli başka bir olgu ise planlamayı ve yürütmeyi gerçekleştirecek olan örgütlerin meydana getirilmesidir. Henry Fayol örgütlemeyi “bir kuruluşa çalışması için gerekli olan her şeyi sağlamaktır” şeklinde tanımlamıştır. Planların verimli ve ekonomik olarak uygulanması amacıyla gerekli tüm koşulların sağlanıp sürdürülmesi çalışmalarına örgütleme denir. Amaca ulaşmada gerekli olan tüm araç ve olanaklar örgütleme çerçevesinde toplanır. Örgütleme içinde sorumluluk ve yetkilerin kişilere dağılımı ile kişilerin çalışma esaslarının ve çerçevelerinin belirlenmesi de vardır. Planların gerektiği şekilde gerçekleştirilebilmesi, iyi bir örgüt ve örgütlenme sayesinde olur. Örgütler amaç değil araçtırlar. Örgütlenme de amaca giden bir ara süreçtir.

Örgütlenmenin pek çok çeşidi vardır. Dikey, görevsel, dikey ve kurmay ve komite tipi örgütlenme bunların başlıcalarıdır. Örgütlenme uzmanlık alanına göre de yapılabilmektedir. Oluşturulan örgütün bir örgütlenme şeması ile çalışması önemli bir noktadır. Böylelikle görevler, yetkiler ve iş açısından açık bir bilgi ortaya konarak kolay denetim de sağlanmaktadır.

IV. YÖNETME

Yönetme, örgütün amaçlarına uygun olarak kişilerin çalıştırılması demektir. Yönetme faaliyetine yalnızca personelin yönetilmesi şeklinde bir sınırlama getirilmemelidir. Yönetme aynı zamanda eldeki sınırlı olanakların ve kaynakların da sınırlı zaman süresinde yönetilmesi olarak algılanmalıdır. Bir kurumun tüm çalışanlarının başarıyı artıracak şekilde uyumlu hale getirilmesi yönetimin işidir.

Yönetmede önderlik ve otorite çok önemli kavramlardır. İşbirliği içinde ve en verimli şekilde çalışmak ancak bir önderin liderliğinde mümkündür. Sevk ve idareyi bu unsur mümkün kılar. Otorite ise kişilere iş yaptırabilme yetisine denir. Bunun kapsamı kurumlara iş yaptırmak olarak da genişletilebilir.

V. EŞGÜDÜM

Eşgüdüm, bir kurumun düzenli ve işbirliği içinde çalışmasını sağlayan ve verimliliği artıran faaliyettir. Yönetsel birimler, belli bir amaca ulaşmak için aynı konuda çalışan diğer kurumlarla be birimlerle işbirliği yaparak eşgüdümü sağlarlar. Yönetsel birimlerin iyi örgütlenmiş olmaları ve ilişkilerinin iyi düzenlenmiş olması, eşgüdümde başarıyı getirir.

Eşgüdümün çeşitli türleri mevcuttur. Bunlar; hiyerarşiye dayanan, inandırıcı, komiteler yolu ile, yatay-dikey, iç-dış ve yapısal-görevsel eşgüdümdür.

VI. DENETLEME

Denetleme yönetme unsurlarının tamamlayıcı faktörüdür. Hedeflenen bir amacı istenilen şekilde gerçekleştirmekte büyük yarar sağlar. İşlerin planlandığı şekilde ve belirlenen ilkelerle öngörüldüğü gibi yürütülüp yürütülmediği denetleme ile belirlenir.

Yönetimin kendi kendini denetlemesi önemlidir. Ancak denetim türleri günümüzde denetimin önemi açısından bize yarar sağlayacaktır. Bunlar günümüz yönetim biliminde; politik denetleme, yönetsel denetleme ve yargı denetimi olmak üzere üç grup halinde incelenmektedir.

VII. ÖRGÜT YÖNETİMİ İLKELERİ

Örgüt yönetimi belirli prensiplerle gerçekleştirildiği zaman örgütün başarısını olumlu yönde artırmaktadır. Bu başarı, amaca hizmetin en önemli kriteri olarak belirmektedir. Bu ilkelerin belli başlılarını inceleyerek Birleşmiş Milletler örgütünün örgüt yönetimi başarısını değerlendirmeden önce, bu prensipler incelenecektir.

1. Hukuksal Yapı

Bir örgütün hukuksal yapısı, o örgütün kurulmasını sağlayan hukuki dayanakların tamamını kapsamaktadır. Örgütün işleyişini sağlayan organlarının durumu, yetkileri, çalışma alanları, birbirleriyle ilişkileri, ulusal ve uluslararası hukuk açısından örgütün yasal zemini ve yasal geleceği konuları, bir örgütün hukuksal yapısını oluşturmaktadır.

2. Örgüt Yapısı ve Tasarımı

Bir örgütün yapısı ve tasarımı, o örgütün işleyişini sağlayan yapılanmayı ifade etmektedir. Örgütün iç ve dış ilişkilerini, hiyerarşisi ve organizasyonu konularından oluşmaktadır. Örgütün organizasyon şeması, örgüt yapısı ve tasarımı açısından incelenmektedir.

3. Örgüt Biçimi

Bir örgütün biçimi, o örgütün kurulma modeli ile ilgili tüm unsurları kapsamaktadır. Örgütün kuruluş modeli, örgütlenme hiyerarşisi –dikey veya yatay- ve dar ya da geniş yönetim modeli gibi uyarlamalar, örgüt biçimini ifade etmektedir.

4. Örgütsel Amaçlar

Bir örgütün örgütsel amaçları, o örgütün kurulma, var olma nedenlerinin tamamını kapsamaktadır. Örgütün varlık nedeni, örgütsel amaçlar kapsamının konusudur.

5. Örgütsel Etkinlik

Bir örgütün örgütsel etkinliği, o örgütün amacına uygun olarak hareket edip etmediği kavramı ile incelenmektedir. Örgütün kuruluş amaçlarının tümünü yerine getirmesi ve faaliyet gösterdiği alanda amaçlarına uygun olarak etki göstermesi durumunda o örgütün etkin olduğundan bahsetmek mümkün olmaktadır.

6. Örgüt Çevresi

Bir örgütün çevresi, o örgütün faaliyetini gerçekleştirirken ilişkide olduğu tüm kesimleri ifade etmektedir. Örgütün iç çevresi ve dış çevresi kavramları bu başlık altında incelenen unsurlardır.

7. Örgüt Çevre İlişkileri

Bir örgütün çevre ile ilişkileri, o örgütün faaliyetlerinin geliştirirken ilişki kurduğu kesimlerle olan davranış biçimlerini içermekte ve şekillendirmektedir.

8. Motivasyon

Bir örgütün motivasyonu, o örgütün işleyişi sırasında üyelerini ve diğer örgütleri güdüleme gücünü ifade etmektedir. Örgütün üyelerini ve örgüte üye olmayan unsurları etkileme ve örgütsel amaçları doğrultusunda faaliyet göstermelerini sağlayabilme yeteneği, motivasyon konusu ile incelenmektedir.

9. Yetki Devri

Bir örgütte yetki devri, o örgütün işleyişini ve faaliyetlerini gerçekleştirirken, sahip olduğu yetkiyi başka organlara devrederek o organlar eliyle kullanması kavramını ifade etmektedir. Yönetim modelleri ve bu modeller çerçevesinde yetki paylaşımı yetki devri olarak tanımlanmakta ve incelenmektedir.

10. Teknoloji-Örgüt Yapısı İlişkisi

Bir örgütün teknoloji-örgüt yapısı ilişkisi, o örgütün işleyişi ve faaliyetleri sırasında teknolojiyi ne derece kullandığını teknoloji-örgüt yapısı ilişkisini oluşturmaktadır. Teknolojinin örgütün yapılanmasını ne derece etkilediği ve bu etkinin olumlu sonuçları da bu kavram altında incelenmektedir.

11. İletişim Düzeni

Bir örgütün iletişim düzeni, o örgütün faaliyetlerini gerçekleştirmek için gerçekleştirdiği kendi iç mekanizmasının çalışma düzenini ifade etmektedir. Bilgi akışı, eğitim ve koordinasyon gibi hususlar bu başlık altında incelenmektedir.

12. İnsana Bakış Açısı

Bir örgütün insana bakış açısı, o örgütün insana verdiği değeri ve faaliyetlerini gerçekleştirirken insan faktörünü ne derecede önemsediğini anlatmak için kullanılan bir kavramdır. Örgütün insan hakları kavramına bakışı, temel hak ve özgürlükleri önemsemesi ve demokrasi kavramının örgüt açısından değeri gibi konular bu başlık altında incelenmektedir.

13. Önderlik Stili

Bir örgütün önderlik stili, o örgütün faaliyeti ve işleyişi ile diğer örgütlere ve kurumlara yol gösterici rol üstlenip üstlenmediğini analiz eden kavramdır.

VIII. ÖRGÜTLENME İLKELERİ IŞIĞINDA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN ÖRGÜT YÖNETİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Birleşmiş Milletler Örgütü, orta süreli bir planlama vadesi içinde kısa vadeli alt planlar bulunan bir planlama süreci içinde kurulmuştur. Örgütün 1941’de başlayan kurulma çalışmalarının, birer yıllık aralıklarla gerçekleştirilen toplantılar sonrasında, 1945 yılında tamamlanması bunun göstergesidir. Bu çalışma ve planların tümü yazılıdır ve bir kez kullanılmıştır.

BM, komite tipi örgütlenme ile dikey-kurmay örgütlenmenin birlikte kullanıldığı bir örgütleme şekline sahiptir. Ancak gelişmekte olan örgütlenme prensipleri açısından “hiyerarşik geniş yönetim modeli”ne geçiş de göstermektedir. Birleşmiş Milletler, Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve BM Genel Sekreteri eliyle amaçlarını yerine getirmektedir. Yönetim modeli, amacına uygun gerçekleştirilmiştir.

BM eşgüdümü, BM Başkanlığı tarafından sağlanmaktadır. Yukarıda saydığımız 6 ana organa bağlı alt organizasyonlar ve komiteler bulunmaktadır. Bu bakımdan BM eşgüdümü, hiyerarşiye dayanan, dış, dikey ve göreve dayanan bir eşgüdümdür.

BM kurulma süreci, 1941 yılında başlayan ve 1943’te tamamlanan bir ön hazırlık süreci ile bunu takip eden 1943-1945 yılları arasında ise kuruluş ve yürütme süreci aşamalarından geçmiştir. Ön hazırlık süreci, halen BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi bulunan 5 ülke tarafından gerçekleştirilmiştir. Kuruluş süreci de bu ülkelerin koordinasyonundadır. Ön hazırlık süreci olarak adlandırılan süre, bu 5 ülkenin örgütün yasal zeminini oluşturma çalışmalarını içerir. Kuruluş süreci ise destek arayışı ve lojistik hazırlıkları içerir.

BM Genel Kurulu karar merciidir. Tüm organizasyon çalışmalarının koordinasyonu da yine BM Genel Kuruluna aittir. Komiteler ve 6 ana organ çalışmalarını yürütür. Konu ile ilgili uzmanlar, detaylı çalışmaları neticesinde üst merciiye bilgi sunmaktadırlar; karar da üst mercii tarafından verilmektedir. Bu çalışma mekanizması, dikey-kurmay örgütlenme şeklidir. Komiteler vardır; yetkililer kurulunun koordinatör başkanlığında çalışarak komite yönetim kuruluna gerekli bilgileri ve üstlendikleri görevlerin sonuçlarını sunarlar. Altı ana organ da bu şekilde çalışır. Bu çalışma mekanizması komite tipi örgütlenme şeklidir.

Birleşmiş Milletler idari yönetimi, BM Başkanlığı’na aittir ve dönemsel başkanlar başkanlığında oluşturulan bir Yetkili Başkanlık eliyle idari yönetim gerçekleştirilir. Merkezi New York’da Birleşmiş Milletler bünyesindedir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu iç denetimin ana denetim merkezidir. Bunun dışında 6 ana organın da iç denetim mekanizmaları bulunmaktadır. Komiteler dahi iç denetim mekanizmasına sahiptirler. Altı ana organın ve komitelerin denetleme raporlarının BM Genel Kurulu’nda denetlenilip olumlu oylanması ile bunlar aklanmaktadır. Gerektiğinde yargı denetimine gitme yolu açıktır. Böylece iç hiyerarşideki yönetsel denetim unsurunun sonunda iç genel denetim tamamlanır. Dış denetim ise politik denetleme unsuru ile sağlanır. Üyelerin politik denetimleri BM’nin doğası gereği doğal bir prosedür olarak yerini almıştır. Modern yönetim anlayışının denetleme unsurları, politik denetleme, yönetsel denetleme ve yargı denetimi olmak üzere üç grup halinde yer almaktadır.

Birleşmiş Milletler’in kurulmasını sağlayan hukuki dayanakların tamamını 111 maddeden oluşan BM Anlaşması ile oluşturulmuştur. BM Örgütü’nün işleyişini sağlayan organlarının durumu, yetkileri, çalışma alanları, birbirleriyle ilişkileri, ulusal ve uluslararası hukuk açısından örgütün yasal zemini ve yasal geleceği BM Anlaşması ile belirlenmiş bulunmaktadır.

Birleşmiş Milletler’in işleyişini sağlayan yapılanma, iç ve dış ilişkilerinin yürütülmesi, hiyerarşisi ve organizasyon şeması, ekte sunulmuştur. Örgüt yapısı ve tasarımı açısından BM modern yönetim kuramlarını takip eden bir yapılanmaya sahiptir.

Birleşmiş Milletler,hiyerarşik geniş yönetim modeline geçişi sağlayacak şekilde oluşturulmuştur. Uzmanlığa önem vermesi, fikir danışması ve yapılanması içinde uzman kararlarına göre geleceğini belirlemesi esasları “geniş yönetim modeli”ne önem verildiğinin ve bunun uygulandığının göstergesidir.

Birleşmiş Milletler, uluslararası dostça ilişkiler geliştirmeyi; ekonomik, sosyal kültürel alanlarda uluslararası işbirliğini sağlamayı; üyelerin dış siyasetlerini uyumlaştıran bir merkez olmayı amaç edinmiştir. Bu amaçlar BM’nin varlık nedenidir.

Birleşmiş Milletler, amacına uygun olarak hareket ederek en üst seviyede etkinlik sergilemeyi başarmıştır. Kuruluş amaçlarının tümünü yerine getirmekte ve faaliyet gösterdiği alanda amaçlarına uygun olarak etki göstermektedir. Bosna’da üstlendiği barış misyonu, Irak-Kuveyt Savaşı’ndaki rolü, Somali’de gerçekleştirdiği dünya insanına yardım misyonu bu konudaki örneklerden bazılarıdır.

BM çevresi, tüm dünyayı kapsamaktadır. BM üyesi ülkeler örgütün iç çevresini, üye olmayan dünya ülkeleri dış çevresini oluşturmaktadır.

BM, faaliyetlerinin geliştirirken tüm dünya ile ilişki kurmaktadır. Dünya barışı, demokrasi ve insan hakları ile ilgili artırıcı eylemler gerçekleştirebileceği tüm kesimlerle ilişki kurar. Ülkeler, sivil toplum kuruluşları, devlet kuruluşları gibi kavramlar BM’nin çevre ilişkilerini gerçekleştirdiği kesimlerdir. BM, çevre ile ilişkilerinde, açıklık politikasına, insan haklarına ve demokrasiye en üst düzeyde önem vermektedir.

BM, işleyişi sırasında üyelerini ve diğer örgütleri güdüleme gücünü göstermiştir. Diğer örgütleri de dünya barışına yönlendirebilmiştir. Örneğin son yıllarda NATO da, BM gibi tüm dünyada barış artırıcı önlemlerle ilgili yeni politikalar geliştirmiştir. BM ile aynı amaca hizmet için kurulan Milletler Cemiyeti BM gibi motivasyon yaratamadığından başarısız olmuştur. BM’nin yüksek motivasyona sahip olduğu açıktır.

BM Genel Kurulu, işleyişini ve faaliyetlerini gerçekleştirirken, sahip olduğu yetkiyi başka organlara devretmekten kaçınmaz. 6 ana BM örgütü ve komiteler bunun örneğidir. BM yetki devrine önem verir.

BM, işleyişi ve faaliyetleri sırasında teknolojiyi maksimum seviyede kullanmaktadır. Teknoloji, BM’nin örgüt yapılanmasını da etkilemiştir. Tüm dünyaya yayılmış organları bulunan bir örgütün, amaçlarını gerçekleştirmek için, teknolojiden en üst şekilde yararlanması da doğaldır. Örneğin Uluslararası Adalet Divanı merkezi Hollanda’dadır ve BM Genel Merkezi de New York’tadır. Buna karşın bu iki kuruluş arasında teknoloji sayesinde hiçbir şekilde görev aksaklığı olmamaktadır. Ayrıca üye ülkeleri de teknoloji kullanımına sevk etmektedir. Bir BM yan kuruluşu olan IMF üye ülkelere bununla ilgili krediler sağlamaktadır.

BM iletişim düzeninde, bilgi akışı, eğitim ve koordinasyon çok önemlidir. Örgütün oldukça geniş yapısı ve tüm dünya coğrafyasına dağılmışlığı da bu önemi artırmaktadır.

BM insanı en üst düzeyde önemseyen bir örgüttür. BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, insan haklarının korunması ve tanınması anlamında en önemli uluslararası belgelerdendir. BM, konut, barınma, yaşama ortamları, sağlık, yargı sorunları gibi temel sorunlarla ilgilenir. İnsan hakları kavramına dayanır, temel hak ve özgürlükleri önemser ve demokrasi kavramının örgüt açısından değeri büyüktür. BM, soğuk savaş döneminin sona ermesiyle doğu/batı eşitsizliğini gidermiştir. Şimdi kuzey/güney arasındaki gelir dağılımı eşitsizliğine dayalı şiddetli adaletsizliği ve fakir zengin ayrımını gidermeyi amaçlamaktadır. Zira bu eşitsizliğin giderilmesi, dünya barışı açısından çok önemlidir. Tüm bunlar insan merkezli bir bakış açısını ifade etmektedir.

BM, faaliyeti ve işleyişi ile diğer örgütlere ve kurumlara yol gösterici rol üstlenmiştir. UNICEF, ILO, WHO, IMF gibi örgütlerin kuruluşu ve üstlendikleri etkin rolde BM örneğinin etkisi ve önderliği önemlidir.

IX. SONUÇ

Birleşmiş Milletler, gerek üstlendiği uluslararası rol gerekse üye sayısı bakımından dünyanın en büyük ve geniş örgütlenmelerinden birine sahiptir. Modern yönetim anlayışına önem vermesi ve yapılanmasını buna göre düzenlemesi çok önemlidir. Kurulduğu günden bu yana üstlendiği misyonu başarı ile gerçekleştirmiş ve bu alanda önder örgüt durumuna geçmiştir.

Amaçları önemli olduğu kadar risklidir de. Ancak gerçekleştirdikleri ve bunu sağlarken gösterdiği etkinlik, BM’nin amacına ulaşmada var olan riskleri birer birer yok ettiğini de göstermektedir.

BM, bugüne dek olduğu gibi, bundan sonra da dünyanın saygın ve önder organizasyonu olmaya devam edecektir.

KAYNAKLAR