Recep YÜCEL
ÖZET
Bu çalışmada, insan kaynakları yönetiminin en önemli işlevlerinden biri olan başarı değerlendirme; kavram olarak incelenmiş, örgüt yönetiminde işgörenler açısından önemi üzerinde durulmuş, kamu ve özel kurumlarda işgörenlerin başarı değerlendirme hakkındaki görüşleri tespit edilmiş ve bu yönde öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.
1. GİRİŞ
İnsan kaynakları yönetiminde, başarı değerlendirmenin yeri ve önemi günümüzde de halen tartışılan en önemli sorunlardan biridir. Aslında, işgörenin bir işyerine ilk alınması ile birlikte ve çalışma yaşamının her aşamasında, çalışmaları, gözlem ve sonuç itibariyle değerlendirilmektedir. Bu tür faaliyetler, ancak başarı değerlendirme gibi bir sistem içinde yapılırsa anlam kazanabilir.Bu maksatla, makalenin birinci kısmında; başarı değerlendirme kavramının önemi, amaçları ve yöntemleri incelenmiştir.. Daha sonra, başarı değerlendirmenin niçin ve nasıl yapıldığı, kimlerin yaptığı, hangi sıklık derecesinde yapıldığı ve sonuçlarının aktarılma durumu yapılan bir araştırma ile ortaya konulmuştur. Çalışmanın son kısmında ise, değerlendirmelere ilişkin olarak ö
neriler sunulmuştur.2. BAŞARI DEĞERLENDİRME
2.1. Başarı Değerlendirmenin Tanımı ve Önemi
Genel anlamda başarı değerlendirme; işgörenin yeteneklerini, potansiyelini, iş alışkanlıklarını, davranışlarını ve benzer niteliklerini diğerleriyle karşılaştırarak yapılan sistematik bir ölçmedir (Diverrez, 1976: 23; Ataay, 1985: 243 ; Efe, 1989: 3 ve Erdoğan, 1983: 35).
Cahit Tutum'a göre başarı değerlendirme, kişinin başarı derecesi hakkında bir yargıya varma işlemi şeklinde tanımlanmaktadır (Tutum, 1976: 167 ve Aşkın, 1978: 275).
Bu tanımlar, başarı değerlendirmenin ne kadar geniş kapsamlı, karmaşık ve soyut bir kavram olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, başarı değerlendirmenin nasıl algılandığı, niçin yapıldığı, değerlendirmeyi kimlerin yapacağı ve sonuçların işgörenlere açıklanması, çalışmanın amacı açısından son derece önemlidir.
Geçmişte başarı değerlendirme, işgörenin üretim kapasitesinin denetlenmesi yanında, görevini ne ölçüde iyi yaptığını saptamaya ilişkin faaliyetlerin tümü, kısaca bir denetleme aracı olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde ise başarı değerlendirme ile işgörenin işletme için etkinliğinin ölçülmesi ve yönetimin isteklerinin ne ölçüde gerçekleştiğinin saptanmasının yanında; işgörenin terfi, eğitim, ücret ve işe devamı gibi h
ayati öneme sahip hususların da ortaya konulduğu söylenebilir.Başarı değerlendirme, insan kaynakları yönetiminin işlevlerini hem etkilemekte, hem de ondan etkilenmektedir. Ayrıca, işlerin tanımı, talimatlandırılması ve eşit dağıtımı için iş analizi ile yakından ilgilidir. Böylece, işgörenin tanımlanan işe olan katkısı, başarı değerlendirmenin ilk koşulu olabilir.
Bunların yanısıra, işgörenlerin sosyal ve psikolojik yapılarını bilmek için bazı psikoteknik analizler ve kişisel özelliklerinin de ölçülmesi gerekmektedir (Erdoğan, 1987: 155). Çünkü insanlar, sosya-ekonomik sistemin en iyi temsilcilerinden biri olan örgüt içinde anlam kazanabilirler. Bu açıdan örgütlerin, işgörenleri şekillendiren ve yönlendiren biçimsel bir yapısı vardır (Tortop, 1992: 29 ve
Canman, 1993: 5 ).Yönetimin, işgörenleri günlük, aylık ve yıllık periyotlarda, bir plan ve sıra içinde yaptıkları faaliyetler açısından izlemesi biçimsel değerlendirme; gün içinde izleme yoluyla takdir ve uyarması ise biçimsel olmayan değerlendirme olarak
kabul edilir.İşgörenin işe başlamasından itibaren kişisel nitelikleri ve başarılarında, işe başladığı güne göre gelişme ve gerileme olabilir. Bu da yöneticilerin beden, ruh, düşünce ve yetenekleri bakımından işgöreni iyi tanımalarına işaret eder.
Kısacası işgören, her şeyden önce, çalışmasının karşılığını görmek ister ve liyakat bekler. Bu husus, işgörenin kendini ve işteki başarısını düzeltici ve geliştirici yönde etkili olduğu gibi örgüt ve işgörenin verimini de artırır.
2.2. Başarı Değerlendirmenin Amacı
Çalışma yaşamında ve çevredeki sürekli değişimler göz önüne alınırsa, başarı değerlendirmenin amaçlarının da sürekli olarak değişmesi kaçınılmazdır. Buna karşılık, başarı değerlendirmenin amaçları; yönetsel, özendirme ve veri toplama olarak genelleştirilebilir (Youngblood, 1987: 229). Örgütler belirli sürelerde; terfi, yer değiştirme, ücret, cezalandırma, işten ayırma, ödüllendirme ve eğitim gereksinimi gibi konularda bir dizi kararlar alırlar. Alınan bu kararlar, başarı değerlendirmenin amacına katkıda bulunabilir ve aynı zamanda örgütün verimliliğine ve insan kaynakları yönetimine ışık tutarlar.
Değerlendirmelerin en genel amacı, işgörenlerin emsalleri arasında, iş başarıları yönüyle ayırt edilmesi olarak belirtilebilir (Geylan,1992:162). Başarı değerlendirmenin amaçları, ölçmeye ve gelişmeye ilişkin amaçlar olarak iki başlık altında incelenebilir.
2.2.1. Ölçmeye İlişkin Amaçlar
Bu amaçlar, işgörenin performansı hakkında bilgi edinmeyi sağlar. Bu bilgiler, örgütte yönetsel kararların alınmasında kullanılır (Tyson ve York, 1989: 140 ve Fomburn ve Laud, 1983: 21). Ölçmeye ilişkin amaçlar;
- Geleceğe yönelik gelişme potansiyeli hakkında bilgi edinmeyi ve yargıya varmayı sağlar,
- Bir üst göreve terfi edecek işgörenleri ve yer değiştirme kararlarını belirler,
- Eğitim gereksinimini belirler,
- İşgörenlerin uyarılmasını sağlar,
- Ücretlerin belirlenmesine ve ödüllendirmeye esas teşkil eder.
Ölçmeye ilişkin amaçlar, "işe göre adam" ilkesine uygun olarak işgörenin seçilmesi ve değerlendirilmesine esas oluşturabilir (Stoner, 1982: 547 ve Keith, 1984: 632).
2.2.2. Gelişmeye İlişkin Amaçlar
Değerlendirmelerin sonucu itibariyle, işgörenin etkinliğini ve verimini artırmak için, gelişmeye yönelik amaçlarından söz edilebilir. Bu amaçlar;
- İşgörene motivasyon sağlar,
- İşgörenin çalışma hevesini artırabilir,
- Geri besleme ile işgörenin gelişmesini sağlar (Moorhead, 1989: 601),
- Örgütü geliştirerek, örgütsel etkinliği artırma yönünde rol oynar,
- Yönetici ve yönetilenler arasında dengeli bir iletişim sağlar.
Başarı değerlendirmenin bu yöndeki amaçları, işgöreni geliştirerek örgütün ve yönetimin amaçlarına uyum göstermesine katkıda bulunur. Kısacası her iki yöndeki amaçlar; işgörenin başarılarını geliştirmeyi, başarısızlıklarını ise düzeltmeyi esas alır.
2.3. Başarı Değerlendirmenin Yöntemleri
Başarı değerlendirmenin hangi yöntemlerle uygulamaya konulacağı, onun ne zaman ve niçin yapıldığı kadar önemlidir. Başarı değerlendirmenin belki de en önemli sonucu budur. Çünkü başarı değerlendirmenin nasıl yapıldığını bilmek ve sonucunu değerlendirmek, onu daha da iyi anlamamızı sağlayabilir.
Değerlendirmeye ilişkin yöntemler; örgütlerin yapısına, yönetimin amacına, işgörenin beklentilerine, çevreye, teknolojik faktörlere ve terfi planlarına göre değişebilir. Yöntemler günümüze, geçen zaman içinde değişerek ulaşmıştır. Her yeni yöntem, eskisini düzeltmeye yöneliktir.
Konu ile ilgili yazın incelendiğinde, yöntemleri, esas olarak iki ana grupta toplamak mümkündür. Bunlardan birincisi klasik, diğeri ise çağdaş başarı değerlendirme yöntemi olarak ele alınabilir.
2.3.1. Klasik Başarı Değerlendirme Yöntemleri
Bu yöntemler, genellikle alt kademedeki işgörenleri kapsar (Elmer ve Smith, 1977: 338-370). İşgörenlerin işlerinde gösterdikleri başarıdan çok, kişiliklerinin değerlendirilmesine dayanır. Yöntemlerin, nesnel olmayan kriterlere dayandırılması, değerlendirmenin gizli yapılması, değerlendirmede astlardan temsilci olmaması ve değerlendirmeyi daha çok yargıya ve denetime dayandırara
k ele alması gibi sakıncaları vardır.Bu yönteme göre yapılan değerlendirmeler, işgörenler açısından korku, baskı ve ceza aracına dönüşebilmektedir. Bu yönüyle, klasik yöntemlerin gelişmiş yöntemlere yol göstermesi tek olumlu yanını oluşturur. Klasik yöntemler, bireysel ve grup değerlendirme yöntemleri olarak ele alınabilir.
İlgili yazın incelendiğinde, bireysel yöntemler; boylandırma (Artan, 1989: 125-127; Aşkın, 1978:83 ; Ataay, 1985: 256; Dicle, 1982: 42; Şenatalar, 1978: 262), karşılaştırma listeleri yöntemi, değerlendirme yöntemi ve alan incelemesi yöntemi olarak ele alınabilir. Bu yöntemler, tek değerlendirici tarafından, sayıca az işgörenin çalıştığı işyerlerinde uygulanmaktadır. Yöntemler, daha çok iş ağırlıklı olup, uygulaması kolay ve basittir
.Grup değerlendirme yöntemleri, birden çok katılımcı ile yapılan değerlendirmeleri kapsar. Oluşturulan grupta, yöneticinin yanısıra yardım ve düzenli kayıt için personel bölümünden bir temsilci de bulunabilir. Değerlendirmeler, bireysel yöntemlere göre uzlaşmayı gerektirdiğinden, karmaşıklık gösterebilir. Bu konudaki yazın incelendiğinde yöntemler; iş başında değerlendirme, amirlerin değerlendirmesi, astların değerlendirmesi, akranlar ve iş arkadaşlarının değerlendirmesi olarak ele alınabilir.
2.3.2. Ç
ağdaş Başarı Değerlendirme YöntemleriKlasik yöntemler, işgöreni görev ağırlıklı değerlendirme yaklaşımı ile ele almaktadır. Oysa çağdaş yöntemler, işgörenin yaptığı işi başarma derecesinin yanında, onun beklentilerini de değerlendirmelerde göz önüne alan yaklaşımlarla ele almaktadır. Bu yöntemler, değerlendirmelerde astların yönetime katılmasını amaçlamaktadır (Milton, 1981: 497; Bingöl, 1990: 187). Bu yaklaşımlar, biraz daha ileri götürülerek; işgören, örgütün bir “iç müşterisi” olarak kabul edilmekte ve buna göre değerlendirilmektedir (Koçel,1982: 354-358).
Çağdaş yöntemlere göre, başarı değerlendirme rutin olarak yapılmaktan çok zorunlu yapılır duruma gelmiştir. Ayrıca, bu yöntemlerle yapılan değerlendirmeler, işgörenlerin beklentilerini daha ön planda tutmayı esas almaktadır. Bu konu ile ilgili yazın incelendiğinde, yöntemler; amaçlara göre değerlendirme, kendi kendini değerlendirme, değerlendirme merkezleri aracılığıyla değerlendirme (Megginson, 1981: 232-237; Gibson vd., 1982: 459-463; Paksoy, 1986. 124), insan kaynaklarını muhasebeleştirilmesi ve müşterilerin değerlendirmesi (Casho, 1992: 285-287; Uyargil, 1994: 35) olarak sınıflandırılabilir.
3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ
Araştırmanın örneklemini; Ankara’da bulunan TODAİE, DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü, Telsiz Genel Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türk Patent Enstitüsü ve DMO olmak üzere 7 Kamu Hizmet Sektörü; Vakıfbank Menkul Kıymetler A.Ş., Ray Sigorta A.Ş., Anadolu Sigorta A.Ş., İş Bankası A.Ş., Ankara Patent Ofisi A.Ş., garanti Bankası A.Ş., STFA A.Ş., Anadolu Hayat Sigorta İç Anadolu Bölge Müdürlüğü A.Ş., Başak Sigorta A.Ş., Koç Holding Şirketler Grubu, Koç Unisys A.Ş. ve Koç Gelişim Pazarlama A.Ş. olmak üzere 12 özel hizmet sektörü oluşturmaktadır.
Araştıma; soru sorma tekniğine ve araştırmanın alanını yüzyüze görüşmelerle tanımaya olanak vermesinden dolayı “alan araştırması” yöntemine dayandırılmıştır. Araştırma yöntemi, bilgiye kolay ulaşılması ve zamandan tasarruf sağlaması nedeniyle tercih edilmiştir. Araştırma, yalnız Ankara’daki belirtilen kamu ve özel hizmet sektörleri ile sınırlıdır. Ayrıca çalışmada, yönetici ve yönetilen yerine, her ikisini de kapsayan “işgören” sözcüğü kullanılarak sınırlamaya gidilmiştir.
Araştırma, rastlantısal olarak seçilen kamu ve özel kurumların hizmet sektöründe yürütülmüştür. Örneklemin oluşturulmasında seçilen kuruluşların işgören sayısının tespitinde güçlük çekilmiştir. Bu yüzden, kuruluşların işgören sayısı ve iş hacmi bakımından yaklaşık olarak eşit büyüklükte olduğu ve başarı değerlendirmeyi uyguladığı kabul edilmiştir. Bu amaçla toplam 884 anket formu dağıtılmış ve 514 form geri alınmıştır.
Anketin uygulandığı kuruluşlarda ve seçilen örneklem üzerinde yapılan araştırma ile; (a) bu kuruluşlardaki işgörenlerin başarı değerlendirme hakkındaki görüşleri belirlenmiş, (b) işgörenlerin başarı değerlendirme hakkındaki görüşlerinin yanında, elde edilen veriler karşılaştırılmış, (c) başarı değerlendirme konusunda alternatif öneriler geliştirilmiştir.
Ayrıca, bu çalışmada yapılan araştırmanın amaçları aşağıya çıkartılmış ve değerlendirmeler amaçlara yönelik şu sorular üzerinden yapılmıştır;
Araştırma ile ilgili anket formu tarafımızdan hazırlanmış, soru kağıdı öncelikle 40 kişilik bir grup üzerinde sınanmış, sorularda gerekli düzeltme ve değişiklikler yapılarak, soru kağıdının güvenirlik ve geçerliliğinin artırılması sağlanmıştır.
Araştırmada, demografik veriler ile ilgili soruların dışında, başarı değerlendirme anketini içeren 1, 3, 4 ve 5 inci sorular; başarı değerlendirmeyi işgörenlerin algılama durumunu, bu husustaki bilgi seviyelerini, başarı değerlendirme yapılıp yapılmadığını ve elde edilen tatmin seviyesini test etmek için hazırlanmıştır. Anketin 2 ve 9 uncu soruları, başarı değerlendirmenin ilk aşamasının en yakın amir tarafından mı, yoksa en yakın amirin de katılımı ile bu grup tarafından mı yapılacağını ölçmeye yöneliktir. 8 nci soru, başarı değerlendirmenin yapılması için tercih edilen değerlendirme süresini ölçmeye yöneliktir. 6 ve 7 inci sorular, başarı değerlendirmenin sonuçlarının işgörenlere açıklanması yoluyla geri beslemenin ölçülmesine yönelik hazırlanmıştır.
Anket ile elde edilen veriler, öncelikle “SPSS” paket programı uygulanarak bilgisayarda değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, kişisel bilgileri içeren soruların frekans analizi yapılmıştır. Başarı değerlendirmeye ilişkin anket sorularından elde edilen verilere gruplar arası “x2” bağımlılık testi uygulanmıştır. Yorumlar bu veriler üzerinden yapılmıştır.
4. BULGULAR VE
DEĞERLENDİRME4.1. Demografik Verilerin Değerlendirilmesi
Tablo 1 : Örneklemin Demografik Özellikleri| ÖZELLİKLER | KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
CİNSİYET |
||||||
| Kadın Erkek |
132 159 |
45.4 54.6 |
92 131 |
41.3 59.7 |
224 290 |
43.5 56.5 |
YAŞ |
||||||
| 20-30 31-35 36-40 41-45 46- Yanıt Vermeyenler |
44 61 81 58 30 17 |
16.0 22.3 29.6 21.2 10.9 - |
112 45 30 9 12 15 |
53.8 21.6 14.4 4.4 5.8 - |
156 106 11 67 42 32 |
30.3 20.7 21.5 13.0 8.2 6.3 |
MEDENİ DURUM |
||||||
| Bekar Evli Dul Boşanmış Yanıt Vermeyenler |
62 222 5 2 - |
21.8 76.8 1.7 0.7 - |
75 139 2 5 2 |
33.9 62.9 0.9 2.3 - |
137 361 7 7 2 |
26.6 70.1 1.3 1.3 0.7 |
Tablo 1 : Örneklemin Demografik Özellikleri (Devamı)
ÇOCUK DURUMU |
||||||
| Çocuksuz Bir Çocuklu İki Çocuklu Üç Çocuklu Dört- |
91 89 95 14 2 |
31.3 30.6 32.6 4.8 0.7 |
120 62 36 4 1 |
53.8 27.8 16.2 1.8 0.4 |
211 151 131 18 3 |
41.1 29.4 25.4 3.5 0.6 |
ÖĞRENİM DURUMU |
||||||
| İlk-Orta Lise Y.Okul Master-Doktora Yanıt Vermeyenler |
15 72 190 14 - |
5.2 24.7 65.3 4.8 - |
14 154 49 5 1 |
6.3 69.5 22.0 2.2 - |
19 226 239 19 1 |
5.6 44.0 46.5 3.7 0.2 |
GÖREV DURUMU |
||||||
| Yönetilenler Alt Kademe Yöneticisi Orta Kademe Yöneticisi Üst Kademe Yöneticisi Yanıt Vermeyenler |
160 52 63 9 7 |
56.9 18.3 21.6 3.2 - |
139 37 38 7 2 |
63.3 16.4 17.1 3.2 - |
299 89 101 16 9 |
58.1 17.3 19.7 3.2 1.7 |
HİZMET SÜRESİ |
||||||
| 0-5 Yıl 6-10 Yıl 11-15 Yıl 16-20 Yıl 21 Yıl- Yanıt Vermeyenler |
52 53 44 94 36 12 |
18.6 19.0 15.8 33.7 12.9 - |
114 66 27 10 2 4 |
52.1 30.1 12.3 4.6 0.9 - |
166 119 71 104 38 16 |
32.2 23.2 13.8 20.3 7.3 3.2 |
Tablo-1’de, araştırmaya katılanların cinsiyetlerine göre dağılımlarına bakıldığında, verilerin dikkat çeken yönü, çalışan kadın oranındaki artıştır. Nitekim ülkemizde çalışan nüfus içinde kadınların oranı %34 olarak belirlenmiştir (DİE 1990). Böylece, çalışan kadın oranında bir artış olduğu görülmektedir.
Yaş düzeylerine bakıldığında, işgörenlerin genç bir nüfus yapısına sahip oldukları görülmektedir. Diğer yandan, kamu kesimine göre özel kesimde işgörenlerin daha genç yaşta oldukları dikkati çekmektedir. Bu bulguya dayanılarak, özel kesimin kamuya göre daha genç işgörenleri çalıştırma eğiliminde olduğu söylenebilir. Bu sonuç üzerinde, özel kesimdeki işgücü devrinin daha yüksek oluşunun da etkili olduğu düşünülmektedir.
Özel ve kamu kesiminde işgörenlerdeki çocuk sayısı beklentiye uygun biçimde, işgörenlerin yaşlarına ve evlilik oranlarına uygun dağılım göstermektedir. Ancak, her iki kesimde de çocuğu olmayan işgörenlerin çoğunlukta olması dikkat çekmektedir. Bu farklılığının, özel kesimdeki işgörenlerin daha genç olmasından kaynaklandığı ve beklentiye uygun olduğu söylenebilir.
Öğrenim durumları incelendiğinde görülüyor ki; kamu kesimindeki işgörenlerin çoğunluğu yüksekokul mezunu iken, özel sektördekilerin çoğunluğu lise mezunudur. Lise mezunu işgörenlerin oranının özel kesimde daha yüksek olması, genel beklentinin aksine bir duruma işaret etmektedir. Kamu kesiminde yüksekokul mezunu işgörenlerin daha fazla olması, araştırmanın memur kenti olarak bilinen ANKARA ili il
e sınırlı olması ve araştırmanın yapıldığı kamu kuruluşlarının seçkin kurumlar olması ile açıklanabilir.Araştırmaya katılanların görev durumlarına bakıldığında, çoğunluğun yönetilenler düzeyinde olduğu, ikinci en büyük grubun orta kademe yöneticisi, üçüncü grubun ise alt kademe yöneticilerinden oluştuğu görülmektedir. Kamu ve özel kesim arasındaki dağılım birbirine yakındır. Ankete katılanların işteki pozisyonu bakımından aralarında önemli bir dengesizlik bulunmamaktadır. Nitekim, %58’i yönetilenler düze
yinde, %40.2’si ise alt, orta ya da üst kademe yöneticisi konumundadır. Dolayısıyla araştırma anketine verilen yanıtların, hem yöneticileri hem de yönetilenleri kapsayacak temsil düzeyinde olduğu söylenebilir.Araştırmaya katılanların hizmet sürelerine bakıldığında, kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin hizmet süreleri arasında farklılık dikkati çekmektedir. Özel kesimde, işgörenlerin yarısından çoğu 0-5 yıllık çalışanlardır. Buna karşılık 0-5 yıllık işgörenlerin oranı kamu kesiminde %18.6 düzeyindedir. Diğ
er yandan kamu kesiminde 16-20 yıllık işgörenlerin oranı %33.7 iken, bu oran özel kesimde %4.6 gibi oldukça düşük düzeydedir.
4.2. Başarı Değerlendirmeye İlişkin Verilerin Değerlendirilmesi
4.2.1. Başarı Değerlendirme (Sicil Verme)
Tablo 2 : İşgörenlerin Başarı Değerlendirme Hakkındaki Görüşlerinin Dağılımı
| Başarı Değerlendirme Hakkında Görüşler | KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
| Yapılmalı Yapılmamalı Kararsızım Yanıt Vermeyenler |
242 37 11 1 |
83.4 12.8 3.8 - |
203 10 10 - |
91.0 4.5 4.5 - |
445 47 21 1 |
86.6 9.2 4.0 0.2 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 2’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirme hakkındaki görüşlerin dağılımına bakıldığında, katılanların çoğunluğu (%86.6) başarı değerlendirme yapılmasını uygun görmektedir. Kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin başarı değerlendirme hakkındaki görüşleri birbiriyle aynı değildir. Dikkat edileceği gibi, özel kesimdeki işgörenler başarı değerlendirilmesini d
aha fazla istemektedir. Tabloda da görüldüğü gibi, kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin konuya ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır ( x2=10.40320 (s.d.=2, p<0.05)).4.2.2. Başarı Değerlendirmeyi Kimler Yapmalıdır?
Tablo 3 : İşgörenlerin, başarının kimin tarafından değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerinin dağılımı
| Başarı Değerlendirmeyi Kimler Yapmalıdır? | KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
| Gnl.Md./Gnl.Md.Yrd. Personel Müdürü En Yakın AmirBir Kurul (Bölüm Bşk.+İşgören Temsilcisi) Diğer Yanıt Vermeyenler |
6 7 228 32 9 9 |
2.1 2.5 80.9 11.3 3.2 - |
5 7 180 23 4 4 |
2.7 3.6 81.1 10.8 1.8 - |
11 14 408 55 13 13 |
2.1 4.7 79.3 10.7 2.6 2.6 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 3’de görüldüğü gibi, yaklaşık olarak her on işgörenden sekizi, başarı değerlendirmenin bağlı bulunduğu en yakın amir tarafından yapılması hususuna işaret etmektedir. Her on işgörenden birisi ise, değerlendirmenin bir kurul tarafından yapılması gerektiğini düşünmektedir. Kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin bu konuya ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık ol
madığı da saptanmıştır (x2=0.70903 (s.d.=4, p>0.05)).Her iki kesimdeki işgörenlerin önemli çoğunluğunun (on işgörenden sekizi) en yakın amirin değerlendirmesini istemesi dikkat çekici bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Oysaki, insan kaynakları yönetimi konusundaki son gelişmeler ve araştırmalar, işgörenlere yönelik değerlendirmenin çok yönlü olması ve mümkün olduğunca tek bir üstün (amirin ) insiyatifinde olmaması gerektiğine işaret etmektedir.
4.2.3. Başarıyı Değerlendirmek İçin Ne Kadar Çaba Harcanıyor?
Tablo 4 : İşgörenlerin başarılarının değerlendirilmesi için harcanan çabalara
ilişkin görüşlerinin dağılımı
| Başarıyı
Değerlendirmek İçin Ne Kadar Çaba Harcanıyor? |
KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler |
30 145 114 2 |
10.4 50.4 39.2 - |
18 139 61 5 |
8.2 63.8 28.0 - |
48 284 175 7 |
9.4 55.3 34.0 1.3 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 4’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirmeye yönelik “çok” ve “kısmen” çaba harcandığını düşünenlerin oranı kamuda %60.8 iken, özel kesimde bu oran %72 düzeyindedir. Bu durum beklentiye uygun bir sonuçtur. Nitekim, özel kesimdeki işgörenler içinde başarı değerlendirmenin daha yoğun olması beklenmekt
edir. Tablodaki veriler, kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğunu da göstermektedir (x2=9.42013 (s.d.=2, p<0,05)).
4.2.4. Başarı Değerlendirmenin Güvenilir Bulunma Derecesi
T
ablo 5 : İşgörenlerin başarı değerlendirme sisteminin adil ve güvenilirliği hakkındaki görüşlerinin dağılımı
| Başarı Değerlendirmenin Güvenilir Bulunma Derecesi | KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler |
16 160 111 4 |
6.6 55.0 38.4 - |
19 132 66 6 |
8.8 60.8 31.4 - |
35 292 137 10 |
6.8 55.8 34.4 2.0 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 5’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirmenin ne kadar adil ve güvenilir olduğuna ilişkin görüşler ilginç bir dağılım göstermektedir. Katılanların çoğu, bu soruya “kısmen” şeklinde yanıt verirken %34.1’i “hiç” şeklinde yanıt vermiştir. Bu dağılım, kamu ve özel kesimde de birbirine yakın düzeydedir. Elde edilen v
eriler, kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığını da göstermektedir (x2=4.75220 (s.d.=2, p>0.05)). Her üç işgörenden birinin, başarı değerlendirme sistemini adil ve güvenilir bulmamasının üzerinde durulması gereken bir sonuç olduğu söylenebilir. Bu sonuç, başarıya gereken önemin verilmediğinin yanında, mevcut başarı değerlendirme sisteminin de yeterli bir tatmin sağlayamamasının etkili olduğu şeklinde de değerlendirilebilir.4.2.
5. Başarı Değerlendirmenin İşgöreni Tatmin DüzeyiTablo 6 : Başarı değerlendirmede işgörenin tatmin düzeyine ilişkin görüşlerinin dağılımı
| Başarı
Değerlendirmenin İşgöreni Tatmin Düzeyi |
KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyen ler |
5 155 127 4 |
1.7 53.7 43.6 - |
19 117 81 6 |
8.9 53.9 37.2 - |
24 272 208 10 |
4.6 53.3 40.1 2.0 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 6’da görüldüğü gibi, başarı değerlendirme sisteminden “çok” memnun ve tatmin olduğunu belirtenlerin oranı ise sadece %4.6 düzeyindedir. Diğer yandan, kamuda başarı değerlendirme sisteminden “hiç” memnun olmayanların oranı, özel kesime göre daha yüksek düzeydedir. Elde edilen veriler, kam
u ve özel kesimdeki işgörenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığını da göstermektedir (x2= 3.377395 (s.d.=2, p>0.05)).Sonuca genel olarak bakıldığında, işgörenlerin %40.1’inin başarı değerlendirme sisteminden hoşnut olmayışı son derece önemlidir. İş başarısında başarı değerleme sistemine duyulan güvenin etkili olduğu, konuyla ilgili kurumsal çalışmalarda ortaya konulmuştur. Dolayısıyla başarı değerlendirme sisteminin güvenilir olması, gerek işgören, gerekse örgüt açısından önemlidir. İşgörenlerin önemli bir kısmının başarı değerlendirme sistemini tatmin edici bulmaması, onun mutlaka işe yaramaz olduğu anlamına gelmeyebilir. Önemli olan, işgörenlerin değerlendirme sistemini tatmin edici bulmaması gerçeğidir.
Dolayısıyla, konunun iki yönü bulunmaktadır. Birincisi, başarı değerlendirme sisteminin gerçekten tatmin edici olmasının, ikincisi de işgörenlerin bu sistemi tatmin edici bulmasının gerekli olmasıdır.4.2.6. İşgörenlerin Başarı Değerleme Sistemi Konusund
aki Bilgi DüzeyiTablo 7: İşgörenlerin başarı değerlendirme sistemi konusundaki bilgi düzeylerine ilişkin görüşlerin dağılımı
| Başarı Değerlendirme Sistemi Hakkında Bilgi Düzeyi |
KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler |
14 146 129 2 |
4.8 50.6 44.6 - |
11 127 78 7 |
5.1 58.8 36.1 - |
25 273 207 9 |
4.8 53.3 40.2 1.7 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 7’de görüldüğü gibi, işgörenlerin yarısına yakın kısmı başarı değerleme sonuçları hakkında “hiç” bilgilerinin bulunmadığını belirtmektedir.
Bu sonucun kamu ve özel kesimde dağılımına bakıldığında, özel kesimde işgörenlerin %36.1’i çalıştıkları kurumda başarı değerlendirme ile ilgili olarak “hiç” bilgileri olmadığını belirtirken; kamuda bu oran %44.6 düzeyindedir. Kamu ve özel kurumlar arasında çok önemli bir farklılık bulunmamasına karşılık, özel kesimde başarı değerlendirme sisteminin açık, kamuda ise kapalı bir sistemde uygulandığı söylenebilir. Elde edilen veriler, kamu ve özel kesimdeki işgörenleri
n bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığını da göstermektedir (x2=2.12972 (s.d.=2, p>0.05)).4.2.7. Başarı Değerlendirme Sonucunun Açıklanması Konusundaki
Düşünceler
Tab
lo 8 : İşgörenlerin başarı değerlendirme sonucunun açıklanması konusundaki görüşlerin dağılımı| Başarı Değerlendirme Sonucunun Açıklanması Konusundaki Düşünceler | KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
Gereklidir Gereksizdir Kararsızım Yanı t Vermeyenler |
238 31 18 4 |
82.9 10.8 6.3 - |
184 19 18 2 |
83.3 8.6 8.1 - |
422 50 36 6 |
82.1 9.7 7.0 1.2 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 8’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirme sonucunun işgörenlere açılanması konusundaki görüşlere bakıldığında, katılanların önemli bir çoğunluğu (%82.1) bunu “gerekli” gördüğünü belirtmiştir. Her iki kurumda da işgörenlerin başarı değerleme sonuçlarının açıklanması konusundaki görüşleri birbirine yakındır. Tablodaki veriler incelendiğinde, kamu ve özel kesimdeki iş
görenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı da görülmektedir (x2=1.23601 (s.d.=2, p>0.05)). Bu sonuç, işgörenlerin kendi başarılarının değerlendirilmesine ilişkin bilgileri edinme konusundaki kararlılıklarına ve örgütlerde çağdaş başarı değerlendirme sistemlerinin gerekliliğine işaret etmektedir.4.2.8. Başarı Değerlendirmenin Sıklık Derecesi
Tablo 9: İşgörenlerin başarı değerlemesinin hangi sıklıkta yapılması gerektiği konusundaki görüşlerin dağılımı
| Başarı Değerlendirme Hangi Sıklıkta Olmalıdır? | KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
Aylık Üç Aylık Altı Aylık Yıllık Gerektiğinde Yanıt Vermeyenler |
8 22 67 115 77 2 |
2.8 7.6 23.2 39.8 26.6 - |
15 31 57 84 34 2 |
6.8 14.0 25.8 38.0 15.4 - |
23 53 124 199 111 4 |
4.4 0.5 24.2 38.7 21.5 0.7 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 9’da görüldüğü gibi, katılanların bu soruya verdikleri yanıtlara bakıldığında genel olarak “yıllık” değerlendirme seçeneğinde yoğunlaştıkları görülmektedir. Kamu ve özel kesim işgörenlerinin bu soruya verdikleri yanıtlar arasında önemli bir farklılık görülmemesine rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır (x
2=17.19091 (s.d.=2, p<0.05)). Ayrıca, “gerektiğinde” değerlendirme yapılmalı görüşüne katılan kamu kesimi işgörenlerinin oranı, özel sektöre göre daha yüksek düzeydedir.Bu soruya verilen yanıtlara genel olarak bakıldığında; işgörenlerin önemli çoğunluğunun (%77.8) bir yıl yada daha az süreli değerlendirmeden yana olduğu görülmektedir. Kalan işgörenler ise (yanıt vermeyenler hariç) gerektiğinde değerlendirme yapılmasını uygun görmüşlerdir.
Tablo 10: Başarı değerlendirme kurullarına astlardan temsilci katılması konusundaki görüşlerin dağılımı
| Başarı
Değerlendirme Kurullarına Astların Katılımı Konusundaki Düşünceler |
KAMU |
ÖZEL |
TOPLAM |
|||
n |
% |
n |
% |
n |
% |
|
Kabul Ediyorum Kararsızım Reddediyorum Yanıt Vermeyenler |
14 146 129 2 |
4.8 50.6 44.6 - |
149 39 32 3 |
67.7 17.7 14.6 - |
163 185 161 5 |
30.1 39.0 30.0 0.9 |
TOPLAM |
291 |
100.0 |
223 |
100.0 |
514 |
100.0 |
Tablo 10’da görüldüğü gibi, değerlendirme kurullarına astların da katılmaları konusundaki görüşe katılma oranına bakıldığında, katılanların “kararsızım” seçeneğinde yoğunlaştıkları görülmektedir. Özel kesimdeki katılanların önemli bir çoğunluğu, başarı değerlendirme kurullarına astların katılmasını uygun görürken, kamuda bu oran sadece %4.8 düzeyindedir. Kamu ve özel kesimdeki işgörenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlam
lı bir farklılık olmadığı da görülmektedir (x2=1.35174 (s.d.=2, p>0.05)).Kamu ve özel kesim işgörenlerinin başarı değerlendirme kurullarına astların katılması konusunda farklı görüşler ileri sürdüğü dikkati çekmektedir. Özel kesimde işgörenler, çoğunlukla astların değerlendirme sürecine katılmaları gerektiğini düşünmektedirler. Bu husus, özel kesimin bireysel başarıya daha fazla önem verdiğini ve yönetime katılma gereğine inandığını göstermektedir. Kamuda ise işgörenlerin birbirlerine daha az güvendikler
i ve başarı değerlendirmeye katılımı uygun görmedikleri, ya da bu konuda netleşmemiş görüşleri olduğu görülmektedir.5. SONUÇ
İnsan kaynakları yönetiminin, teknolojik ve çevresel faktörlerdeki değişimlerden dolayı, zaman içinde sapmalar gösterdiği bir gerçektir. Hatta klasik örgüt yaklaşımı ile yılda bir yapılan ve en yakın amirin değerlendirmesine dayanan başarı değerlendirmelerdeki sapma, mevcut değerlendirmelerdeki sapmaları kuvvetlendirmektedir. Başarı değerlendirmenin yönetici ve değerlendiricilerin
öznel yapılarına ve rastlantısallığa dayandırılması, kuşkusuz bu sapmaları iyiden iyiye arttıran bir etmendir.Bu görüşler, işgörenlerin robot veya üretim faktörlerinin bir dişlisi gibi kullanılması yaklaşımını ortaya çıkarmaktadır. Oysa, geçen zaman içinde örgütün gereksinim duyduğu işgören, nitelik ve nicelikler yönünden de değişiklik göstermektedir. Bu yüzden başarı değerlendirme; işgörenin görevine uyum ve katkısının ölçülmesinin yanısıra, bundan sonraki görevlerine optimal dağılımı da sağlar.
Bu bak
ış açısı altında yapılan çalışmada, araştırma sonuçları; başarı değerlendirmenin örgütlerde kesinlikle yapılmasını ve sonuçlarının açıklanmasını öngörmektedir. Diğer taraftan, katılanların yarıdan fazlası başarılarının tam olarak ölçülmediğini, değerlendirme sistemlerini adil ve güvenilir bulmadıklarını ve değerlendirme sonuçlarından haberdar olmadıklarını belirtmişlerdir. Başarı değerlendirme kurullarına astların katılımı konusunda, kamudan katılanlar kararsız kalırken; özel kurumlardan katılanlar istekli oldukları yönünde yanıt vermişlerdir. Ayrıca, her iki kesimde de katılanların yarıya yakın kısmı başarı değerlendirmenin yıllık periyotlarda yapılmasını istemişlerdir.Bu gerekçelerle, örgütlerde başarı değerlendirmenin nasıl ve niçin yapılacağı, kimlerin yapacağı, hangi periyotlarla yapılacağı, sonuçlarının işgörene aktarılma durumu ve başarı değerlendirme kurullarına astlardan temsilci katılması hususu gibi son derece önemli faktörlerin daha baştan itibaren belirli normlara bağlanması gerekmektedir.
Sonuç olarak; kullanılan yeteneklerin geliştiği, kullanılmayanların ise köreldiği gözönüne alınırsa, başarı motifinin değerlendirilmesinin çok önemli olduğu söylenebilir. Bu çalışmayı bir adım daha ileri götürmek isteyen bir yönetim, herşeyden önce, “işgörenin örgütteki geleceği” demek olan başarı değerlendirme uygulamalarına gerekli hassasiyeti göstermelidir. Hatta, bu yöndeki olumlu gelişmelerin, işgöreni örgüte bağlaması yanında; işgören ve örgütün birbirlerini tanımalarını sağlayarak, hem örgüte hem de çalışma yaşamına sağlıklı bir süreklilik kazandıracağı unutulmamalıdır.ABSTRACT
In this study, performance appraisal ,one of the most important functions of human resource management, is observed as a concept, its importance for employees in organization management is put forward, the opinions of employees about performance appraisal are determined and also some suggestions are made at this point of view.
KAYNAKÇA
ARTAN, Sinan ( 1989 ); Personel Yönetimi, 2.B., Gül Basım ve Yayın İ.Ü., İstanbul.
AŞKIN, İnal Cem ( 1978 ); Eskişehir İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi Yayını, Eskişehir.
ATAAY, İsmail Durak ( 1985 ); İş Değerleme ve Başarı DeğerlemeYöntemleri, İstanbul Üniversitesi Yayını No: 3309, Güryay Matbaacılık, İstanbul.
BİNGÖL, Dursun ( 1990 ); Personel Yönetimi ve Beşeri İlişkiler, Atatürk Üniversitesi Yayını, Erzurum.
CANMAN, Doğan ( 1993 ); Personelin Değerlendirilmesinde Çağdaş Yaklaşımlar ve Türkiye' de Kamu Personelinin Değerlendirilmesi, TODAİE Yayını, No: 252, Ankara.
CASHO, W. F ( 1992 ); Managing Human Resource, 3.b., Mc Graw Hill, Inc., New York.
DİCLE, Ülkü ( 1982 ); Yönetsel Başarının Değerlendirilmesi ve Türkiye Uygulaması, ODTÜ, İdari İlimler Fak. Yayını, No: 43, Ankara.
DİVERREZ, Jean ( 1971 ); L' Appr
e' ciation du Personnel, Troisieme Edition, Enterprice Moderne d' Edition, Paris.EFE, Erkan Ali ( 1989 ); Personel Yönetimi Kavramı Önemi ve Personel Yönetimi, A.Ü. SBF Yayını, Tıpkı Basım, Ankara.
ELMER Burack H., SMITH Robert ( 1977 ); Personnel Management: Human Resources Systems Approach, West Publishing Co., U.S.A.
ERDOĞAN, İlhan ( 1983 ); İşletmelerde Kişi Değerlemede Psikoteknik, 2. Baskı, İ.Ü.İkt. ve İd. Bil. Enstitüsü Yayını, İstanbul.
ERDOĞAN, İlhan ( 1987 ); İşletmelerde Kişi Değerlemede Psikoteknik, 3. B., Yön Ajans, İstanbul.
FOMBRUN, Charles J. and LAUD R. L ( 1983 ); Strategic Issues in Performance Appraisal Theory and Practice, Personnel c. b., 01, November.
GEYLAN, Ramazan ( 1992 ); Personel Yönetimi, Met Basım-Yay. Organizasyonu, Eskişehir.
GİBSON, James L., İVANCEVİCH John M., DONELLY James H. ( 1982 ); Organizations, Behavior, Structure Process, 4.B Texas Business Publications Inc.
KEITH, Davis ( 1984 ); İşletmelerde İnsan Davranışı-Örgütsel Davranış, 2. B.,
(
Çev: Kemal TOSUN vd. ), İ. Ü. İşletme İktisadi Enstitüsü Yayınları, No: 57, İstanbul.KOÇEL, Tamer ( 1982 ); İşletme Yöneticiliği, İ. Ü. Yayın No: 2998, İşl. Fak. Yayın No: 32, Evrim Ofset-Matbaacılık, İstanbul.
MEGGINSON, Leon C. ( 1981 ); Personnel
Management: A Human Resources Approach, 4. B. İllinois, Richard D. Irwın, Inc.MILTON, Charles ( 1981 ); Human Behaviors in Organization, Prentice-Hall Inc., Englewood Cliffs, N. J.
MOORHEAD, Gregory and GRİFFİN Ricky W. ( 1989 ); Organizational Behav
ior, 2. B., Boston, Haughton, Mifflin Comp.PAKSOY, Mahmut ( 1986 ); İlk ve Orta Kademe Yöneticilerinin Seçimi ve Değerlendirilmesinde Bir Yöntem: Değerleme Merkezi Yaklaşımı, İşl. Fak. Dergisi, Cilt: 15, Sayı: 1, Nisan.
STONER, James I. F. ( 1982 ); Management, 2nd. Ed., Prentice Hall Inc., Englewood Cliffs, N. J.
ŞENATALAR, Ferhat ( 1978 ); Personel Yönetimi ve Beşeri İlişkiler 2. B., İ. Ü. Kitabevi, İstanbul.
TORTOP, Nuri ( 1992 ); Personel Yönetimi, TODAİE Yayınları, No: 245, DİE Matbaası, Ank
ara.TUTUM, Cahit ( 1979 ); Personel Yönetimi, 2. B. Doğan Basımevi, Ankara.
TYSON, Shaun and YORK Alfred ( 1989 ); Personnel Management, 2. B., Oxford.
UYARGİL, Cavide ( 1994 ); İşletmelerde Performans Yönetim Sistemi, İ. Ü. İşl. Fak. Yayın No: 262, İşl. İkt. Enst. Yayın No: 154, Şahinkaya Matbaacılık Koll. Şti., İstanbul.
YOUNGBLOOD, Shuler R. S., S. A. (1987 ); Personnel and Resource Management, San Francisco.
DİE 1990 Yıllığı